‘O öğlen dersliklerden birinde fizik deneyleri gösterilecekti. Derse ben de girdim. Kapı açıldı. Bir adam elinden tuttuğu çocuğu arka sıraya
oturtup gitmeye yeltendi. Baktım, çocuğun alt kısmı çıplak, donu bile yok. Baba yüzümdeki şaşkınlığı gördü. Ellerini ne yapayım dercesine
iki yana açtı. Dudağının kenarına eğri bir gülümseyiş yapışmıştş. Sınıftaki öteki çocukların giysileri de ondan pek farklı değildi.
Yırtık, yamalı pantolonlar, delik kazaklar; tozlu, eski, topukları, burunları yenmiş ayakkabılar.
Şaşkındım, çocukların yüzünde de şaşkınlık izleri arıyor, bulamıyordum. Olağan bir durumdu bu, kimse sınıfa yarı çıplak giren çocuğu
yadırgamamıştı.’

Çocuk kitapları yazarı Sevim Ak , İLKYAR, ODTÜ, TEGV, ODTÜ Koleji destekli ‘Gezici Deneyler’ projesinin otuz üç
gönüllüsüyle Ankara’dan başlayan bir yolculuğa çıkar. Bu gönüllüler, 62 Yatılı İlköğretim Bölge ve Pansiyonlu İlköğretim Okulu’nun dahil
olduğu bu proje kapsamında okullara 500-700 kitaplik kütüphaneler kurar, oyuncak, bilgisayarlar, satranç takımları, spor malzemeleri,
müzik aletleri, ders araç-gereçleri verirler. Her çocuğa bir kitap armağan ederler. Orada bulundukları gün boyunca derslere gönüllüler
girer. Bu derslerde sıradışı konular işleyip, yaratıcı, sanatsal etkinlikler yaparlar. Çalışmalar, film gösterisi, müzikli eğlence ve
teleskopla gökyüzü incelemeleriyle geceleri de sürer, gönüllüler çocuklarla aynı yatakhanede kalır, onların sırlarını, özlemlerini,
yaşamöykülerini paylaşırlar...
Sevim Ak , Güneşin Çocukları ’nda bu yolculuğu anlatıyor. Gözlem ve anılarını bu yörelerin masalları, deyimleri ile süslüyor.
Anadolu’nun ihmal edilmiş çocuklarının gerçeğini yansıtan kitap, yakıcı bir günce niteliğinde. Tarlada bahçede çalışan, çobanlık yapan,
hasta anne-babasına bakan, oyunu, oyuncağı bilmeden yoksulluğun, cehaletin sorunlarıyla boğusan bu çocukların sesini duyuruyor Sevim Ak.
Gökkuşağının renklerinden bile felaket haberi çıkaran güneşin çocukları: “Buralarda hep küçükler ölür. Her ailede birkaç ölü çocuk
vardır. Büyüklere bir şey olmaz” , diyor, ama umudu da içlerinde bir köşede barındırmayı sürdürüyorlar: “Ben bir an önce vali olmak
istiyorum. Yapacağım çok iş var...”.
Sizlere yazarımız Sevim Ak' ın bu kitap için söylediği
ilk sözleri sunuyoruz.
